Mimarlık Dünyasında Hitabet

Çalıştığım mimarlık bürolarında patronlarıma, yöneticilerime Bey’li, Hanım’lı hitap ettim ben. Bundan öyle rahatsızlık da duymadım. Olsa da olur, olmasa da. Hatta hiyerarşinin olmadığı ofislerde birisi “Mehmet abi” demeye başlarsa gereksiz bir dengesizlik (ve buna bağlı, rahatsızlık) dahi peydah olabilir.

Benim bu konulara kafa yormam proje dersindeki asistana “hocam” demeyi sorgulamamla başladı. Şimdi bazı modeller geliştirdim. Artık kendi doğrularımın efendisiyim.

Bazı kimseler Bey‘i bypass ediyor, başından uyarıyorlar. Sadece Mehmet de” diyorlar… Veya “Mehmet Abi”. Bu bence iletişimin en güzeli. Lakin hayat her zaman böyle kolay değil.

Muhatabın patronun, yöneticin olduğunda çok kaçarın yok. Ofiste bey başlayınca bey devam ediyor. Boktan durum, o patronla bir iş seyahatine gittiğinde başlıyor. Uçakta sohbet ederken veya otelde iki bira içerken artık “beylemek” garip kaçabiliyor. Lakin yapacak pek de bir şey yok.

Öte yandan, eğer beylemekten kurtulmak için fırsat kolluyorsan, bu belki de iyi bir şans olabilir.

Her sosyalleşme akşamında bir kademe atlatacaksın.

  • Nasılsınız Onur Bey?
  • Nasılsın Onur Bey?
  • Nasılsın Onur abi?

Eski reklamcım böyle bir sürecte yolunu kaybetmiş, ilişkimiz en son “Nasılsınız Sedat Beyciğim”de kendini bulmuştu. Bu da biraz saçma çok afedersin.

Örnek bir vakayla devam edelim (çok havalılar buna “case” diyorlar).

Diyelim bir mesai arkadaşınla pro bir ofise toplantıya gidiyorsun. Beyler, Hanımlar havada uçuşuyor, topuk sesleri koridorlarda yankılanıyor. Öyle kurumsal ki şirketin logosunda mavi renk hakim. Yerlerde karo halı, tepende metal asma tavan var. Tabii ki o -anasını sattımın- plazasında pencereni açamıyorsun. Çünkü sözüm ona iklimlendirme çok teknolojik. Sürekli bir VRV uğultusu.

İşte böyle bir kurumsal ortama mesai arkadaşınla gitmişsin, toplantıdasın.

Mimarlık ofislerinde mesai arkadaşlıkları genelde enseye tokat, göte şaplak olur (Bülent kulağımdan şafak almadan geçmezdi). Ama buna rağmen herkes birbirine bey’li hitap ediyorsa, sen de arkadaşından Bülent Bey diye bahsedersen şık bir davranış olur.

Ama bu toplantıda asıl sözüm patronlara; sizler de herkesin bey-hanım olduğu ortamlarda personelinizden bahsederken “Ceren Hanım yarın superpozisyonları başlatır” gibi konuşun lütfen. Herkesin saygınlık şapkası taktığı bir ortamda takım arkadaşınızı kel bırakmak olmaz.

Bir de iyi giyinimli ustalarla iletişim ikilemi var. Usta mı diyeceksin, bey mi? Ben risk almıyorum, belirsiz durumlarda “bey” çakıp gidiyorum.

Şimdi şantiyeden çıkalım, Hasanpaşa’ya doğru gidelim. Bakın tam da Kadıköy Belediyesinin önündeyiz.

Belediyelerde iyi ilişkiler için üstleri beylemiyoruz. “Başkan” veya “başkanım” diyeceksiniz. AKP belediyelerinde bu durum biraz daha hayati. Mevzu başka devlet birimlerindeyse “Müdürüm” demek icab eder. Üniversitede, okulda sunum yapıyorsan daha kolay. Her 28 yaş üstüne “Hocam” deyip geçeceksin.

Bana Sedat deyin lütfen. Sedat San da olur. O daha havalı.