Rock Werchter vs Rock’n Coke

Temmuz’un ilk 15 günü Ferhan’la Belçika’ya Rock Werchter festivalini izlemeye gittik. Kısa kısa notlarla gördüklerimi paylaşmayı keyifli buluyorum ve işte başlıyorum.

  • Rock Werchter her yıl Belçika’da gerçekleştirilen, Avrupa’nın en büyük müzik festivali. Bu sene katılım tek bir günde 85bin kişiydi. (ölçekleyebilmek adına; Rock’n Coke bu sene 25bindi). Böylesi kalabalığın avantajları da var, dezavantajları da.
  • Yaş ortalaması TR festivallerinden çok daha yüksek. Kamp’taki yaş  ortalamasıysa TR ayarında.
  • Bizim festival kızlarının daha güzel olduğunu açıkça söyleyebilirim. Kilolu ve silme sarışın olmaları (bu biraz kişisel) bu görüşümü biraz daha güçllendiriyor olabilir. 170cm boy ortalaması etkileyici ama bu bile görüşümü değiştirmiyor.
  • Rock Werchter’deki erkeklerin tipleriyse malesef bizimkileri utandıracak seviyede.
  • İlk defa bir konser ortamında ortalama boya sahiptim. Benim için trajik bir durumdu.
  • Bira, cola, fanta, su hepsi 7TL (2,5€) idi. Yemekteyse bir dilim pizza 12TL civarına denk geliyordu. Rock’n Coke’un fiyatlar açısından ne kadar insancıl olduğunu gördüm.
  • Festivalin ilk gününden itibaren 20 boş bardak getiren, içkisini ücretsiz alıyordu. Yerler boş bardakla doluydu ve içki standına gidene kadar zaten 40 tanesinin üzerinden geçiyorsunuz. Üşenmedik çok defa içkiye para ödemedik.

Continue reading

Bir türlü ısınamadım bu şekil mimari görselleştirmelere. (“illustrasyon” veya “görselleştirme” kavramlarına, düz mantık “render” denmesini yakışıklı bulmuyorum.)

Mimari sunumlarda bu kadar abartılı elemanların yeri olmadığını düşünüyorum. Yanlış anlaşılmasın, birebir gerçekçilik değil aradığım. Ama böylesi de hiç değil. Bu ne lan? 2. sınıf bir filmde cennet yansıması mı sahneliyoruz? Ben hiç bir binanın içinde kendimi böyle fantastik hissetmiyorum onu söyleyeyim.

Continue reading

Saygıdeğer Mimarlar Odası mensubu meslektaşlarım. Gelin hükümetle uzlaşalım, 2010 yılı itibariyle gerekli altyapıyı oluşturup, bundan böyle uygulanacak projelerde cam tuğlası kullanılmasını yasaklayalım. Hiç bir mimarın halkımızın göz zevkini bu derece bozmaya hakkının olmadığını düşünüyorum. Fotoğraflarda vs. değil de, gerçek yaşantımda, bir kez dahi bu meretin şık kullanıldığı bir mekan görmedim. İstisna falan da yok.

Buyrun, uzanın. İlaç kullanıyor musunuz?

Hayır. Başım ağrıdığında aspirin falan… Onu da tadını çok sevdiğimden. Gerçi dışarıdayken kızlara sorup ne varsa onu içiyorum. Geçenlerde -ponstar mı ne- verdiler, onun da tadı hiç fena değil. Kabak çekirdeği gibi. Kızlar maşallah ecza deposu gibiler. Ya yanlarında taşıyorlar, ya da taşıyanı tipinden tanı..

Yeter Sedat Bey, konumuza dönelim. Okuldan önce de var mıydı bu şikayetleriniz?

Hayır. İTÜ Mimarlık’tan mezun olmama yakın başladı. Başlarda bu kadar şiddetli de değildi.

Tamam, şimdi baştan anlatın. Nasıl oluyor?

Söylediğim gibi doktor. Gri alüminyum cephe kaplamalarını görünce birdenbire heyecanlanıyorum ve kollarıma tanımsız bir güç geliyor. Hele söz konusu bina, yakışıklı birşeyse oracıkta mimarını kıstırıp dövmek istiyorum.

Continue reading