Komutanın da bana “coldplay” i önermesini beklemiyorum ama böylesi de gece boyu gülmeme yetti.

– Dur, dur… O ne o?
– Müzik mi komutanım?
– Müzik mi o?
– Evet komutanım. bilgisayardan radyo çalıyor. How to disappear completely
– Bu ne lan cenaze marşı gibi amına kodumun. Çat! (hoparlör switchi)

Üstün mimari yeteneklerimden dolayı karargahtaki internet cafe idaresini (?) bana verdiler. Siz rahat uyuyun diye bütün gün facebook ve  televidyon.com’u takip ediyorum. Halen itiraf.com okuyorum. Burada insan kendini kaybediyor. Yakında Şok gazetesi de alacağım.

Buyrun, uzanın. İlaç kullanıyor musunuz?

Hayır. Başım ağrıdığında aspirin falan… Onu da tadını çok sevdiğimden. Gerçi dışarıdayken kızlara sorup ne varsa onu içiyorum. Geçenlerde -ponstar mı ne- verdiler, onun da tadı hiç fena değil. Kabak çekirdeği gibi. Kızlar maşallah ecza deposu gibiler. Ya yanlarında taşıyorlar, ya da taşıyanı tipinden tanı..

Yeter Sedat Bey, konumuza dönelim. Okuldan önce de var mıydı bu şikayetleriniz?

Hayır. İTÜ Mimarlık’tan mezun olmama yakın başladı. Başlarda bu kadar şiddetli de değildi.

Tamam, şimdi baştan anlatın. Nasıl oluyor?

Söylediğim gibi doktor. Gri alüminyum cephe kaplamalarını görünce birdenbire heyecanlanıyorum ve kollarıma tanımsız bir güç geliyor. Hele söz konusu bina, yakışıklı birşeyse oracıkta mimarını kıstırıp dövmek istiyorum.

Continue reading